Üniversitemiz Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mezuniyet Töreni Gerçekleştirildi

Üniversitemiz Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mezuniyet Töreni Gerçekleştirildi

Üniversitemiz 2016-2017 Akademik Yılı Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Mezuniyet Töreni Esenboğa Külliyemizde gerçekleştirildi.

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Sayın Metin Doğan, ÖSYM Başkanı Sayın Prof. Dr. Ömer Demir, YÖK Denetleme Kurulu Üyesi Sayın Prof. Dr. İrfan Arslan, Üniversitemiz öğretim üyesi ve Üniversitelerarası Kurulu Başkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. H. Haldun Göktaş, Rektör Yardımcılarımızdan Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Prof. Dr. M. Fatih Uşan, Prof. Dr. Fatih Vehbi Çelebi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Veli Çelik, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhsin Kar, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Aytünç Ateş, öğretim üyelerimiz ile mezun olan  öğrencilerimizin ailelerinin katıldığı  tören, şehitlerimiz için yapılan saygı duruşu ile başladı.

Üniversitemiz Türk Musikisi Devlet Konservatuvarının müzik dinletisi ile devam eden törende, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Veli Çelik açılış konuşması gerçekleştirdi. Prof. Dr. Veli Çelik konuşmasında, “Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bugün 6 farklı bölümde mezun verecektir. Bunlar Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Elektronik Haberleşme Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği ve İnşaat Mühendisliği bu 6 birimde mezunlarımızı bugün sizlerle birlikte farklı duygularla mezun edeceğiz. dedi. Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Veli Çelik konuşmasını, mühendislik, yaratıcı düşünce, inovasyon, yenilik, tasarım teması üzerine konuşmasını tamamladı.

Mezuniyet Töreninde konuşma yapan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Sayın Metin Doğan, “Bugün çok uzaktan, yakından zahmet edip buraya teşrif eden ve sevgili genç mühendislerimizin sevincine ortak olan çok değerli misafirler hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli öğrenciler zorlu geçen 5 yılın ardından bugün emeklerinizin semeresini alacağınız gündesiniz. Bundan sonra hayatınıza yeni bir yön vereceksiniz. Ben özellikle genç bir üniversite olan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesini tercih ettiğiniz için ve başarıyla bitirdiğiniz için hepinizi tebrik ediyorum. Hz. Mevlana’nın söylediği gibi hayatta muaffak olabilmek için 3 şey önemli; birisi dikkat, birisi intizam, birisi de çalışma. İşte bu geçen 5 yıllık dönem içerisinde bunlara dikkat ettiğinizden eminim. Ama bundan sonra da aynı disiplinle çaba göstereceğinize de inanıyorum” dedi. Sayın Rektörümüz, mezun olan öğrencilerimize meslek hayatında karşılaşabilecek olaylara karşı nasıl davranmalarını tavsiye eden tema üzerine konuşmasını tamamladı.

Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dönem Birincisi öğrencimiz Suriyeli Abdulrahman Haje Karim mezun olan öğrencilerimiz adına konuşma gerçekleştirdi. Abdulrahman Haje Karim konuşmasında  “Burada sizin yanınızda dururken, ne kadar şanslı ve mutlu olduğumu tarif etmek için sözlerimin kesinlikle yeterli olmadığını düşünüyorum. Şanslıdan kastettiğim burada birçoğunuzdan yardım, tavsiye almış ve sizlerle dostluk kurmuş olmakta ne kadar talihli olduğumdur. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, halkı, hocalarım ve meslektaşlarım. Yolculuğum boyunca sağladığınız müspet öğrenme ortamı için hepinize teşekkür ediyorum. Birkaç yıl önce ülkemi, ailemi ve arkadaşlarımı terk etmek zorunda bırakıldım. Havaalanından ayrılırken insanların yüzlerine baktığım o dakikaları hala hatırlıyorum. Kendimi bir savaşta gibi hissettim, bir kılıcım dahi olmadan. Zamanla kararlılığın, bağlılığın ve sorumluluk duygusunun karşılaştığım tüm zorluklara karşı ne kadar keskin olduğunu idrak ettim. Sorumluluktan kastım, bu ülkenin üniversiteleri hem Suriyeli öğrencilerini hem de hocalarını ailelerinin bir parçası yapmışken, onların beklentilerini boşa çıkarmamaktır. Burada, tüm Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ailesine derin teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. İstisnasız tüm hocalarım dahil etmek üzere. Ancak, manevi babam olan Prof. Dr. Halim Haldun Göktaş için özel ve eşsiz bir teşekkürü bir borç biliyorum. Akademik başarısının, teferruatlı ve geniş bilgi birikiminin yanı sıra, bana ve diğer uluslararası öğrencilere verdiği kusursuz tavsiyeleri ve cömert yardımları için en derin saygılarımı ve hürmetlerimi ifade etmek isterim. Profesör Göktaş, kimsenin yardım edemediği zaman başvurduğumuz kılavuz ve rehber oldu ve hala öyle. Ben ve tüm Suriyeli öğrenciler,  Türk kardeşlerimizin Türk Hükümeti ve halkının biz kardeşlerine karşı cömertlik ve misafirperverlik olarak bilinen tarihi rollerini oynamak için ısrar ederken, en yakın komşularımız ve akrabalarımız tarafından bile, tüm okul kapılarının önümüzde nasıl kapandığını asla unutamayız. Toplumların hafızasının özellikle karanlık günlerdeki iyilikleri asla unutmayacağına hiç şüphesiz ve tereddütsüz inanıyorum. Bu arada, ülkem Suriye için bazı meselelere dikkat çekmek istiyorum. Suriye olağandışı zamanlarla karşı karşıya. Düzenimiz bozulmuş, aileler dağılmış, eşyalarımız yağmalanmış; geleneklerimiz, kültürel ve tarihi birikimlerimiz mahvedilmiş, topraklarımızdan atılmış ve birçoğumuz hayatını kaybetmiştir. Ne yazık ki, teknolojik açıdan gelişmiş ülkeler savaşlarını bizim topraklarımız üzerinde yapıyor ve birbirleriyle savaşırken, hayatını kaybedenler benim halkım oluyor. Gelişmiş teknoloji, Suriye’ye adeta felaket olarak geri dönüyor. Aslında Suriye ile birlikte diğer komşu ülkeler de eskiden beri süregelen terör ve savaştan zarar görüyor. Mühendisler olarak insanlığa refah, barış ve güvenlik sağlamak için teknolojiyi geliştirmemiz gerekiyor. Ancak, bu teknolojinin silah ve felaket olarak bize geri dönmesinden endişe duymaktayız. Suriye ve çevresindeki coğrafya bir zamanlar Moğol İstilası ve daha sonra da Birinci Dünya Savaşında benzer bir felakete maruz kaldı. Suriye halkı bugünküne benzer ağır yıkımlar yaşadı. Suriye halkı, bu felaketlerden özveri ve irfanını kullanarak kurtulmayı başardı. Şu an yaşanan felaketten kurtuluş da Allah’ın ipine sımsıkı sarılarak olacaktır. Bu kürsüde konuşma şansı yakalamışken bir iki kelime de teknolojik olarak gelişmiş ülkelere söylemek isterim: Ey teknolojik olarak gelişmiş ülkeler! Bizi ve ülkemizi bize bırakın. Kimsenin diğerine saldırmadığı ülkemizde, barış içinde yaşamak istiyoruz. Suriyeli çocukların da rüyaları, gelecekleri ve hayalleri var. Lütfen bu arzu ve istekleri yıkmayın. Dünyaya refah ve huzur getirmek üzere geliştirdiğiniz teknoloji ile refahı yalnızca kendi ülkenize, Suriye’ye de felaketleri getirmek için kullanmayın. Bütün bunlardan sonra, ahlaken inanıyorum ki, uluslararası ve Türk öğrenciler olarak bizim, bu ülkeyi ve kendi ülkelerimizi bilim ve teknolojinin liderliğine getirme misyonuna sahip olduğumuzu görmezden gelmek veya unutmak kabul edilemezdir. Sanırım paradigmayı değiştirme zamanı artık geldi. Teknolojinin yalnız tüketicileri olmak artık hoş görülemez. Artık teknoloji üretmenin zamanı geldi. Elbette bu teknoloji üretimini ahlaki değerleri koruyarak ve bilimi yol gösterici alarak yapabiliriz.  Son olarak, Konfüçyüs’ün Milat’tan 450 yıl önce söylediği şu sözle bitirmeme izin verin, ” Duyduğumu bilirim, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı anlarım.” Hadi birlikte yapalım. Ne yapmamız gerektiğini duyduk. Neler yapmamız gerektiğini gördük. Şimdi bunu yapmanın zamanı geldi ve birlikte bunu yapabiliriz.” dedi

Mezuniyet Töreni kapsamında Fakülte birincisi Elektronik Haberleşme Mühendisliği’nden Abdulrahman Haje Karim, ikincisi Bilal Atay, üçüncüsü Efe Pirihan’a Sayın Rektörümüz başarı belgelerini verdi.  Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde 1. Efe Pirihan, 2.Damla Tipioğlu, 3. Tuğberk Taş; Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümünde 1. Mukades Göçer, 2. Ali Akyar, 3.Tuğba Çörtenlioğlu; Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümünde 1. Abdulrahman Haje Karim, 2. Adramane Assoumana, 3. Mahaman Sani Adamaou Abdou; Makine Mühendisliği Bölümünden 1. Bilal Atay, 2. Engin Taşkıran, 3. Mahmut Eren Aslan; Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümünde 1. Bahadır Türkyaman, 2. Başak Özgür, 3. Merve Üstün Çelik’e ödüller verildi.

Program, mezun olan öğrencilerimize verilen diplomalarının arından, öğrencilerimizin toplu kep atmaları ile sona erdi.

muhendislik2017mezuniyet-1 muhendislik2017mezuniyet-2 muhendislik2017mezuniyet-3 muhendislik2017mezuniyet-4 muhendislik2017mezuniyet-5 muhendislik2017mezuniyet-7 muhendislik2017mezuniyet-6 muhendislik2017mezuniyet-8 muhendislik2017mezuniyet-9 muhendislik2017mezuniyet-10 muhendislik2017mezuniyet-11 muhendislik2017mezuniyet-13 muhendislik2017mezuniyet-12 muhendislik2017mezuniyet-14 muhendislik2017mezuniyet-15 muhendislik2017mezuniyet-16 muhendislik2017mezuniyet-17 muhendislik2017mezuniyet-18 muhendislik2017mezuniyet-19 muhendislik2017mezuniyet-20 muhendislik2017mezuniyet-21 muhendislik2017mezuniyet-22 muhendislik2017mezuniyet-24 muhendislik2017mezuniyet-23 muhendislik2017mezuniyet-25 muhendislik2017mezuniyet-26 muhendislik2017mezuniyet-27 muhendislik2017mezuniyet-28 muhendislik2017mezuniyet-29 muhendislik2017mezuniyet-31 muhendislik2017mezuniyet-30 muhendislik2017mezuniyet-33 muhendislik2017mezuniyet-32 muhendislik2017mezuniyet-34 muhendislik2017mezuniyet-36 muhendislik2017mezuniyet-35